Homoludens II

Belma Ulusu

Hegel, Tinin Fenomenolojisi’nde bilincin özbilinç haline gelmesi serüvenini bilincin geçtiği evrelerin diyalektik bir zemin üzerinden ilerleyişi olarak betimlemektedir. Nitekim Tinin Fenomenolojisi’nde bilinçten başlayıp özbilince giden süreçte, Hegel tarafından ayrıntılı bir şekilde açımlanan bilincin geçtiği evreler diyalektik bir zemin üzerinden aşamalı olarak ilerlemektedir (Başağaç, 2013: 2).Zaman ve zamanın akıcılığı ile ritmik seslerin ve hareket esnasındaki sessizlik bir tür yok olma halidir.Canlı bir kuşun ritmik hareket ve ses ahenkleri doğa ve doğadaki oluşumlarla bağdaşmıştır.Günlük hayatta içtiğimiz bir bardak çay aslında gündelik hayatta yok olma halinde olan somut bir durumken, doğa sürekli kendini yenileyerek dengesini sağlamaktadır.Doğadaki ses ve günlük hayattımız birbirini tamamlamaktadır.Geleneksel sanattaki bilindik yargılarını yıkmak ve onu yeşertmek amaçlanmıştır.Sonuç olarak zaman ve ses , mekan ve zaman birliktelik içinde hareketleri oluşturmaktadır.Amaç fikirdir ve nesne önemsizdir.

Berfin Birinci

Gürültü – Çalışmamı hazır bir videodan elde ettim. Bazı insanlara çok gürültülü ve rahatsız edici gelen sesler vardır ve bununla baş etmek neredeyse imkansızdır. Bu çalışmada tabak ve çatal görüntüsünü kullanmamın sebebi ise bu sesin beni gerçekten rahatsız etmesidir. Ben de bu rahatsız edici ses ile baş etmeye ve o gürültünün üzerine gitmeye çalıştım. Bunu görsel olarak da vurgulamak ve bu rahatsız edici sesi görsel olarak da vurgulamak amacıyla videoda kırık lens efektini kullandım.

Berfin Birinci 2

Ritm – Tasarım çalışmasına başlarken ilk olarak, tasarımın türüne karar verdim. Video hazırlamamın sebebi ritm ve tekrarı bu şekilde daha iyi aktarabileceğimi düşünüyor olmamdır. Çünkü aklıma ritm denince müzik, ses ve tempo gelmektedir.
Çalışmaya başlamadan önce, daire şeklinde bir tahtaya gerilmiş iplerin esnekliğini ve ses efektini kullanmak istedim, bunun yanında tek bir ses tonu kullanmak yerine üç farklı ses tonunu çalışmamda kullandım. Videodaki pembemsi parçacıklar nar çekirdeğidir, daha iri bulunan çekirdekler ise goji berry (kurt üzümü) meyvesine aittir. Öncelikle çekirdekleri ip gerilmiş yüzeye bir bütün halinde koydum, böylelikle tekrarlanan bir ritmi görsel olarak düzenden düzensizliğe götürebileceğimi ve bir zıtlık vurgusu katabileceğimi düşündüm. Aynı ritmi kullanmamdaki amaç ise tekrarı sağlamaktır. Video çekimini tamamladıktan sonra video düzenleme programında düzenlemeler yaptım. Videonun başından sonuna kadar görüntünün vurgulanması ve sesle olan kombinasyonunu düşünerek kırık lens efektini kullandım, böylece kompozisyona renk ve hareket sağlamış oldum.

Fadime Pektaş

Doğanın Diyalektiği

Diyalektik; karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir. Sanat tarihi boyunca bütün sanat dallarında zıtlığın bir eser yaratım sürecinde kavram olarak kullanıldığı görülmektedir.

Doğanın diyalektiği evrendeki her şeyin bir ritim halinde devamlılığını sağlayan faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Zıtlık kavramı doğada ilişkili ve ilişkisiz zıtlıklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İlişkili zıtlık, dengede bulunan uyumlu zıtlıklardır. Denge hissi uyandırmayan ya da dengede bulunmayan uyumsuz zıtlıklar ise ilişkisiz zıtlıklar olarak adlandırılmaktadır. Doğada bulunan fiziksel, kimyasal ve biyolojik varoluşların tümü ilişkili zıtlıkların bir araya gelmesi ile oluşmaktadır. Zıtlık temeline dayanan doğadaki her varoluşun, varlığını sürdürebilmesi için dengeye ihtiyacı vardır. Ateş, su, toprak ve hava gibi zıt unsurların ve onların çelişkilerinin sonucu ortaya çıkan denge, dünyanın kendini oluşturmaktadır.

Görsel ve işitsel ortamlarda hareketli görüntülerin kullanılması ile oluşturulmuştur. Bir konuyu, kavram ve düşünceyi sesle desteklenen hareketli görüntüler eşliğinde yapılmıştır. Ses, basit tabirle belirtilen ortamlarda (hava, su, katı cisimler) cisimlere basınç uygulanarak elde edilen titreşimlerin bütünüdür.

Doğanın diyalektiği konulu çalışmada doğal ortamdan çıkan doğal görüntüler ve sesler ele alınmıştır. Bazı görüntüden çıkan sesler alınıp yerine zıt sesler eklenmiştir. Mesela ‘sessiz duran köpek yavrularının görüntüsüne havlayan bir ses ve topraklı bir alanda çıkan ayak sesi yerine düz sert bir zeminde çıkan ayak sesi eklenmiştir’. Bu videoda zıt sesler kullanılmıştır ve seyircide farklı düşünceler yaratmaktadır. İnsanlara doğa sesleri çok iyi gelmiştir zıt sesler kullanılarak, doğanın diyalektiği ile insanlar üzerindeki etkisini ve sorgulamalarını sağlamaktır.

 

Gizem Tülay Yüksel

Ses, Mekan ve Hareket üçlüsünü ele aldığım bu video art çalışmam da, mekanın içerisindeki musluk(nesne) ve akıttığı suyun temas ettiği lavabonun metal olma özelliği su damlalarının çarpmasıyla yankılar oluşturmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte devamında ritim ve tekrar unsurlarını ele alarak suyun şiddetini kademeli şekilde arttırdım. Suyun şiddetiyle lavabo içerisinde dokular oluşturularak, estetik algının oluşmasının yanı sıra sosyal bir olgu olan su tasarrufuna da dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak açısından da önem taşıyan bir çalışma olduğunu düşünmekteyim.

Merve Karaağaç

Ses, ritim ve mekân konulu bu video çalışmasında, takılmış bir plağın sesi ile doğanın ritmi ön plana çıkarılmak istenmiştir. Biraz daha açacak olursak doğanın daima kendi içinde bir döngüsünün var olduğu gerçeği ile yüzleşiriz. Bir canlı doğar, yaşar ve ölür. Aynı zamanda doğanın bu döngüsüne dışarıdan bir müdahale vardır. Burada plak sesi doğanın döngüselliğini temsil ederken aynı zamanda doğaya olan müdahalenin sürekliliğini de vurgulamaktadır.

Merve Kahraman

Ses – Mekan – Hareket İlişkisel Çözümleme’

Videonun başlangıcında görülen suyun duruluğu  ve duyulan sessizlik, hayatın başlangıç evresini vurgular. Arka planda saat sesiyle ilerleyen zaman  sessizlik sonrası yerini kaosa bırakmıştır. Huzur veren ateş sesinden sonra duyulan  gök gürültüsü ile gerilim yaratılarak hissedilen duygular arası çatışma izleyiciye fark ettirilir. Sonunda kirlenen su bir daha temizlenmeyecektir. Nesne içtepisi ile boyanın ateş, fırtına, sis gibi doğada gerçekleşen tepkilere benzetilmesi, biçim içtepisiyle ise  insanın kendi  varlığıyla özgür bırakılması  ifade edilmiştir.

Merve Karaağaç 2

Ses, ritim ve mekân konulu ikinci video çalışmasında, bir bebeğin varoluş savaşı verdiği zamanı ve mekânı vurgulanmak istenmiştir. Zamansız bir zaman içinde, tüm var oluş çabası durmuş gibi yeni doğuşların heyecanı ile güm güm atan kalbin sesi arkadan duyulmaktadır. Varlık mekânda, yokluk ise zamanda karşı karşıya gelmiştir.

Seçil Zenginler

Karantinada yalnız kalmak benim için zihinsel, duygusal veya ruhsal olarak zor değildi. Çünkü birlikte olduğum kişiyi tanıyorum, beni tanıyorum.  Bu videoda içerisinde bulunduğumuz kapalı dönemi, geçmiş anılarımı ve çocukluğumla birliştirerek mekanda kaçınılmaz döngü olarak adlandırdım. Mekanım kurutma makinası, oyuncak ayı ve diğer kemik obje bu videoya eşlik ettiler.

Yasemin Doryan

Belleğimizin zaman ve mekandan ayrılmadığı gibi sesten de ayrılmaz bir bütündür. Belleğin izlerinde kazınmış olan sesler zaman zaman gün yüzüne çıkar ve bizi istemsiz bir melodiye götürür. Bu melodi biçimsiz ve nedensiz değişimler gösterir.

Kapriçyo, beklenmedik değişmeleri olan, çalgı ya da ses için bestelenmiş parça demektir. Adının da gösterdiği gibi video çalışmamda sürekli yön değiştiren bir oyun üzerine: Hayal gücü ve acımasız doğa arasında şiirsel ve grotesk bir diyalog; yaratılış mitini, solup gidivermeyle sürekliliği, boyun eğen bir coşkuyla betimliyor, insani saflığımızın kaynaklarına değiniyor. Çocuk saflığınla yaratılmış bir kapriçyo dinletiyor.

Yasemin Doryan 2

Mekan kavramı; mimarlık disiplininin temel kavramlarından olmakla birlikte diğer pek çok alanda üzerine tartışılır. Felsefeden, sosyolojiye, fizikten, estetiğe temel sorunsallardan biri olan mekan, farklı disiplinlerde gösterdiği anlam çeşitliliğini tarih boyunca sanat alanında da göstermiştir. Mekanın, nesne üzerindeki etkisi çevresinde, sanat nesnesinin mekanla bütünlüğü irdelenmiştir. Mekan, insanın, insan ilişkilerinin ve bu ilişkilerin gerektirdiği donatıların içinde yer aldığı, sınırları kapsadığı örgütlenmenin yapı ve karakterlerine göre belirlenen bir boşundur. Bu anlamda çevre, yer, egemenlik alanı ve konumdan farklıdır.

Çalışmamda, zamanın ve mekanın adeta kalıntısı olan deniz kabuğu kullanılmıştır. İçerisinde yaşayan kemiksiz bir bedenin dışına kabuk örerek bütün bir bedene kavuşan deniz kabuğu kullanılmıştır. Zaman ve mekan ile sürüklenen ve yok olmayan bu nesneyi çalışmam ile ilişkilendirmiş bulunmaktayım.

Ezgi Şimşek

Video da fonda iki figürün yakın çekim fotoğrafları bulunmaktadır. Video tasarımlarda yaygın bir anlayış sonucu yakın, detay çekimlerin daha fazla estetik enerjiye sahip oldukları düşünülür. Figürler önlerinde duran gölgeler geçmiş zaman algısı oluşturması için yer almaktadır. Figürlerin sağ tarafında olan yuvarlak ışıklı form bir kar küresine aittir. Yetişkin olduğumuz zamanlar içerisinde neredeyse her bireyin çocukluğunda en saf oldukları zamanlarında bir kar küresi anısı olmuştur. Bu videodaki kişiler için kar küresi bir aracıdır.  Çocukluk dönemlerinin bir sembolüdür.  O yüzden başlangıçta kar küresi ışıl ışıldır. Kişiler yetişkin olduklarında hayattaki bakış açıları değiştiğinde küre koyu bir leke olur gölgesi kalır. Ancak hareketliliği devam eder çünkü çocukluk anılarımız bizimle yaşamaya devam etmektedir.